“Bir Anlığına İnandım… Ama Kurtuldum”

sibel

Bugün başıma gelenleri hâlâ sindirebilmiş değilim. Sabah saat 10 gibi, tanımadığım bir numaradan arandım. Telefonda kendisini İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden Komiser Murat olarak tanıtan bir erkek sesi vardı. Ciddi bir tonda konuşuyordu. Kimlik bilgilerimin terörle bağlantılı bir olaya karıştığını, adımın kara listeye alındığını söyledi.

Panik oldum.

Ses tonu o kadar ikna ediciydi ki, sanki bir dizinin içindeydim. Bana TC kimlik numaramı, yaşadığım yeri, hatta banka hesabımın son 4 hanesini söyledi. Nasıl bildiğine hâlâ anlam veremiyorum. Dedi ki:

“Bakın hanımefendi, bu işin şakası yok. Savcı talimatıyla sizin adınıza güvenlik önlemi alınması gerekiyor. Hesabınızdaki paranın güvenceye alınması şart. Aksi takdirde hepsine el konulabilir.”

Titriyordum.

Beni sözde savcıya bağladılar. Aynı tehditkâr, ciddi ses. “Biz senin suçsuz olduğunu biliyoruz ama işlemleri hızla tamamlamazsan, seni de şüpheli konumuna düşürmek zorundayız,” dedi. Sonra IBAN numarası verdi ve “parayı oraya aktarırsanız güvenlik altına alacağız” diye ekledi.

Tam o anda… bir şeyler kafama dank etti.

Gerçek polis, telefonda para istemezdi. Bu tür olayları duymuştum ama başıma gelebileceğini hiç düşünmemiştim. Hemen telefonu kapattım. Ellim titriyordu. 155’i aradım. Polis, net şekilde dolandırılmak üzere olduğumu söyledi. Derhal numarayı engelledim ve bankamı arayarak gerekli güvenlik önlemlerini aldım.

İçimde hâlâ bir öfke var. Kendime kızıyorum ama bir yandan da son anda fark ettiğim için şükrediyorum. Eğer bu yazıyı okuyorsanız, lütfen şunu unutmayın:

Gerçek polis ya da savcı sizden asla para istemez.
Korkutmaya çalışıyorlarsa, o bir dolandırıcıdır.
Sakin kalın, telefonu kapatın ve 112 veya 155’i arayın.

Az kalsın yıllarca birikim yaptığım tüm paramı kendi elimle bir dolandırıcıya teslim ediyordum. Bu olay bana hayatımın en büyük dersini verdi.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

““Bir Anlığına İnandım… Ama Kurtuldum”” için 1 yorum